Pandemi yaratan etkenlere karşı yakalanma riski en yüksek grup her daim sağlık çalışanlarıdır. Sağlık çalışanlarımız, pandemi dönemlerinde yaşamlarını riske atarak ön cephelerde hastalıkla mücadele ederler. Evet, bu mesleklerinin doğasında var ancak insan olan varlık beşeri bir yapıya sahip ise acaba sağlık çalışanlarımızın psikolojisi bu durumdan nasıl etkilenmektedir? Veya bizler bu duruımdan en ağır şekilde hem sosyal hem de psikolojik boyutta etkilenen sağlık çalışanlarımızı ne kadar anlayabiliyor, onlar için destek anlamında ne tür faaliyetler yapabiliyoruz?


Pandemi ve hastalık yaratan virüsler insanlık tarihine çok da yabancı değil aslında. Günümüzden bir asır önce yaşanmış olan “İspanyol” gribi 1918-1920 arasında dünya genelinde 40 milyon insanın ölümüne neden olmuştur. Bu bilgi de pandemiler hakkındaki korkuları ve diğer duygusal güçlükleri pekiştirmektedir. Dolayısıyla pandeminin akut ve sonraki dönemdeki psikososyal etkileri özellikle üzerinde çalışılması gereken konular arasında yer almaktadır.


Sağlık kuruluşlarında görev yapan; hekimler, hemşireler ve diğer tüm yardımcı sağlık çalışanları hem bu salgınların stresine en üst düzeyde maruz kalırlar, hem de psikolojik sonuçlarıyla uzun süre baş etmeye çalışırlar. Yakın geçmişte yaşanan ve ölümcül sonuçları olan SARS ve EBOLA gibi salgınların tümünde en çok etkilenen ve zarar gören grup sağlık çalışanlarımız olmuştur. Etkin bir salgın yönetimi için öncelikli olarak sağlık çalışanlarının korunmasına ve güçlendirilmesine ihtiyaç vardır.


Mezopotamya Psikologlar İnisiyatifi üyesi Dr. Şiyar Güldiken, “Daha önce de bir ay içinde 8 nöbet tutuyorlardı. Şimdi de 8 nöbete gidiyorlar. Ama şimdi virüsün olduğunu bilerek gidiyorlar. Bu, bile bile ölüme gitmek gibi bir durum. Kendisine virüs bulaşırsa bunu yakınlarına bulaştırma kaygısı var. Bu nedenle daha tedirginler. İşe gitme konusunda isteksizlik var. Öfkeyi kontrol edememe davranışları var. Stresle baş etme, uykuyu sürdürme ve uykuya dalmada güçlük çekiyorlar. Gelecekte nasıl bir yaşam olacağına ilişkin endişeler yaşıyorlar" şeklinde konuştu.


Bundan birkaç ay öncesine kadar “Sağlık Çalışanlarına Uygulanan Şiddet” ile ilgili haberleri takip ederken, Covid-19 ile birlikte sağlık çalışanlarımızın biraz kıymetini anladık gibi. Yasal uygulamalarda da sağlık çalışanları için bazı olumlu ve sevindirici düzenlemeler yapıldı. Bunların en önemlisi “Sağlıkta Şiddet” e karşı getirilen cezai yaptırımlar oldu. Bunu ulaşımdan ücretsiz faydalanma ve aile hekimlerine 3 ay sürecek ek ödemeler gibi uygulamalar takip etti.


Peki, bizler onlar için ne yapabiliriz? İlk öncelikle hastalıkla cansiperane savaşan bu insanlar için maske, mesafe ve temizlik kurallarına riayet edeceğiz. Sonrasında komşumuz, arkadaşımız, sağlık çalışanı kim varsa etrafımızda onların bu zorlu süreçlerine duyarlı olup empati yapacağız. Hiçbir şey yapamazsak bir güler yüzü eksik etmeyeceğiz.
Bugünler de geçecek elbet. Birlik ve beraberlik içerisinde bu virüsü de yeneceğiz.
Sağlıkla ve seygiyle kalın…


Dr. Tülin BAYRAKTAR
Çalışma Psikolojisi Uzmanı
Kocaeli Üniversitesi Gazanfer Bilge M.Y.O. Öğretim Üyesi
https://twitter.com/dr_tulin

Kaynakça.“https://www.amerikaninsesi.com/a/pandemi-saglik-calisanlarinin-psikolojisini-nasil-etkiledi/5523716.html”
“https://www.journalagent.com/amj/pdfs/AMJ-02418-REVIEW-ENLI_TUNCAY.pdf”