Bu gün internette dolaşırken tesadüfen gördüğüm bir yazı; Sayın Yasin Alp’in Değişen Kocaeli Gazetesi’nde 30.01.2012 tarihinde yayınlanan “ Gölcük Kız Meslek Lisesi’nde insan hakları ihlali!” adlı köşe yazısı beni şaşkınlığa uğrattı.
Yazıda” insan hakları ihlali” diye bahsedilen olay; tesettürlü öğrencilerin baş örtülerini okul bahçesinin kapısının önünde açıp kapamaları imiş. Sayın Alp buna sebebiyet veren okul idarecilerinin utanması gerektiğini söylemiş.
Merak ettiğim bu durumdan neden okul idarecileri utanç duymalı? Asıl şaşırtan olay ise zamanında Sivil Toplum Kuruluşları başkanlığı da yapmış bir şahsın böyle bir yazıyı kaleme almadan önce yeterince araştırma yapmamış olması.
Sayın Yasin Alp zahmet edip Millî Eğitim Bakanlığı’nın Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin Yönetmeliği’ne bakmış olsaydı böyle bir suçlamanın yersiz ve bu yazının da gereksiz olduğunu görecekti sanırım.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin Yönetmeliği’nin 12. Maddesi şöyle der;
“Madde 12 - Lise ve dengi okullarda
a. Kız Öğrenciler:
Okulca seçilen bir renkte vücut hatlarını belli etmiyecek şekilde, yırtmaçsız, kolsuz ve diz kapağını örtecek boyda bir forma giyerler. Bu forma içine, mevsimin özelliklerine göre formayla uyum sağlayacak şekilde, kapalı yakalı uzun veya yarım kollu bluz veya kazak giyerler. Okul içinde baş açık, saçlar temiz ve düzgün taranmış olup uzun olması halinde örülür veya arkaya toplanarak bağlanır. Makyaj yapılmaz, kaşlar alınmaz, tırnak uzatılmaz ve cilalanmaz. Yüzük, küpe, kolye, iğne ve bilezik gibi süs ve ziynet eşyası takılmaz.”
Okul bahçeleri kamusal alan kabul edildiği ve bazı derslerde hava şartlarına bağlı olarak, derslerinde işlendiği bir mekan olduğuna göre yönetmelikte bahsedilen “Okul içi” ibaresi sadece binanın içini değil bahçeyi de kapsamaktadır. Aksini iddia eden varsa ben de soruyorum; okul bahçeleri kamusal alan değil ve “okul içi”ni kapsamıyorsa o zaman sigara içmek neden yasak?
Bu durumda Gölcük Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nin idarecileri keyfi uygulamalarda bulunarak insan hakları ihlali yapmıyor, bilakis kanun hükümlerini aynen yerine getirmiş oluyorlar. Yani utanılacak bir şey yapmadıkları gibi Sayın Yasin Alp’ten bir özrü de hak ediyorlar.
Hazır başlamışken söz konusu yazıya yapılmış bazı yorumların yorumcularını da aydınlatmak isterim. (İsimsiz yorumlarda bulundukları için hak etmeseler de…)
4 yıldır Gölcük Kız Teknik ve Meslek Lisesinde veliyim.
Yorumlarda “seks kokan, açık seçik kıyafetler” olarak sözü edilen defileye bizzat gittim ve yine söz konusu olan defilenin kataloğunu da aldım. Bahsedilen kıyafetler günümüzde sokağa çıktığımızda karşılaştıklarımızdan farklı değil. Kataloglar halen okulda mevcut, merak eden görebilir.
Ve şayet kıyafetler bahis konusu yorumdaki gibi olsaydı istek üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Fuarı’ında (METEF) ikinci kere sergilenmezdi her halde…
Son derece profesyonelce hazırlanmış katalog çekimlerinde ve podyumda kendi diktikleri elbiseleri velilerinin izinleri dahilinde ve kendi rızalarıyla sunan öğrencilerin haklı gururunu bu tür çirkin söylemlerle kırmaya kimsenin hakkı yoktur.
Ayrıca okulumuzda Cumhuriyet Kadınları ve Atatürk Kıyafetleri defileleri de yapılmış ve yine öğrencilerimiz kendi diktikleri bu kıyafetleri büyük bir başarıyla sunmuşlardır.
Eleştiri yaparken öğrencilerin heyecanlarını hiçe saymadan ve başlarını kaparken düşündüğünüz gururlarını rencide etmemeye özen göstererek yaparsanız ve tabii ki isminizi de yazarsanız samimiyetinize daha çok inandırırsınız.
İnternette görüyorum bazı okullarda cep telefonlarıyla çekilmiş çok çirkin resimler dolaşıyor.
Utanıyorum…
Gölcük Kız Meslek Lisesi, okul içinde telefonların kapalı tutulması zorunlu olduğu ve ilk açık yakalanmasında veli dilekçesi ile ikinci yakalanmasında ise eğitin yılı sonunda teslim edilmesi konusunda da eleştiri alıyor.
Benim içim rahat internette gördüğüm o fotoğraflarının benzerinin kızımın başına gelmeyeceği konusunda. Okulda ki bu tutumun çirkin bir tavırla eleştirilmesi bir yana, ben bir veli olarak konuya bu kadar hassasiyet gösterdikleri için tüm idarecilere teşekkür ediyorum.
Ayrıca okuldan telefonla izin alınamaması ve öğlen saatinde öğrencilerin okul dışına çıkmalarına izin verilmemesi de içimi rahatlatan uygulamalardan. Çünkü hepimiz biliyoruz ki lise çağları çocukların kalplerinin en hızlı çarptığı ve hata yapmaya en elverişli olduğu çağlardır. Paydosta dışarı çıkmamaları; birbirleri ayartıp dersten kaçmaları, köşe bucaklarda sigara içmeleri, dışarıda yanlış arkadaşlıklar kurmaları ve izin almak için okulu arkadaşlarına aratıp annesiyim - babasıyım vs. diyerek telefonla izin almaları ihtimallerini en aza indirmektedir.
Ayrıca bahçesi, ek binaları ve sınıflarının temizliği, düzeni, kalitesiyle ve idarecilerin, öğretmenlerinin ilgisiyle özel okulları aratmayacak niteliklere sahip olan Gölcük Kız Meslek ve Teknik Lisesi hakkında çıkan bu tür yazılara söylenecek tek şey var aslında: MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR…