Boşanmada Tazminat ve Nafaka
Daha önceki haftalarda bu köşemde sizlerle Boşanma ve boşanmanın nedenlerini ve hangi nedenlerle boşanma davası açılabileceğini işlemiş idik.
Bu yazımızda ise boşanma ile doğrudan ilgili olan ve daha ziyade boşanmada mağduriyetin büyük yükü omuzlarında olan hanımlar ile çocuklar açısından çok önem taşıyan tazminat ve nafakadan söz etmek istiyorum.
Boşanma davası açan eş, yada aleyhine boşanma davası açılan eşlerden her ikisi de boşanma nedeniyle karşı taraftan tazminat talep etme hakkına sahiptir. T.M.K. 174. maddesinde boşanmada maddi ve manevi tazminatı hüküm altına almıştır. Madde metninde “ Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir “ demek suretiyle boşanmada kusurlu yanın kusursuz yana, yada daha az kusurlu yana maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkemece mahkum edileceğini düzenlemiştir.
Boşanma davası açılırken dava dilekçesinde, yada daha sonra cevap dilekçesi ile tazminat talep edilebilir. Mahkeme tarafların mali ve içtimai durumlarını yaptıracağı tahkikat sonucunda tespit ederek münasip bir tazminata hükmeder ve bu karar ile birlikte hüküm altına alınır.
Uygulamada genellikle bayanlar açısından bu talepler yapılmakta ve mahkemelerde genelde bayanlara tazminat verilmesine karar vermektedirler. Ancak bu erkek tarafının da haklı ve şartları taşıdığı takdirde tazminat isteyemeyeceği anlamına gelmez. Tarafların durumlarına göre evlilik birliğinin bozulmasına kadın sebep olmuş ve erkeğin kişilik haklarına saldırı da bulunmuş, yada birlikte yaptıkları ticaret hayatının boşanma ile sona ermesine neden olmuşsa kadını tazminata mahkum edebilir.
Boşanmada nafakaya gelince, nafaka ikiye ayrılır. Birincisi eş yönünden Yoksulluk Nafakası, diğeri ise çocuklar bakımından İştirak nafakasıdır.
Boşanma davası açıldıktan sonra geçim sıkıntısına düşecek olan taraf ,aleyhine boşanma davası açan taraftan yoksulluğa düşmesinin önlenmesi nedeniyle gelir ve mali durumuna göre kendisine nafaka bağlanmasına karar verilmesi için mahkemeye dilekçe ile talepte bulunur. Ancak işi ve geliri olan taraf nafaka talebinde bulunamaz. Mahkemeler bazen evlilik boşanma kararı ile bitinceye ve karar kesinleşinceye kadar, bazen de lehine nafaka bağlanan eşin yeniden evleninceye kadar nafakanın ödenmesine hükmeder. Bu durum nihai kararda açıklık ile gösterilir.
Çocuklar bakımından ise çocuğun bakımı ve eğitimine katkıda bulunmak için velayetin kendisine verilmediği eşe gelir ve mali durumuna göre iştirak nafakası bağlanmasına karar verilir. Mahkeme bu kararları talep üzerine nihai kararında açıkça belirtir.
Nafakaların yükümlüsü tarafından ödenmemesi durumunda nafaka alacaklısı bu nafaka kararını icra müdürlüğünde açtıracağı dosya ile cebri icra yoluyla talep eder. Ödenmediği takdirde icra müdürlüğü haciz yoluyla veya borçlunun maaşına haciz koyarak, yada bankadaki parasından cebren tahsil ederek nafaka alacaklısına öder.
Nafaka borçlusu nafaka borcunu ödememekte direnirse, nafaka alacaklısının İcra Mahkemesi ne şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine mahkum edilir. Borcu masraf ve faiziyle icra dosyasına ödediği takdirde aynı mahkeme tarafından verilen tazyik hapsi kararı kaldırılır. Hepinize sağlıklı ve mutlu günler dileği ile, hoşça kalın.
Avukat Ahmet Kazım Ertence