Yolunuz bir balıkçı kasabasına düştüyse mutlaka görmüşsünüzdür; ellerinde iğneleri ve çakılarıyla sağlam gibi görünen balık ağlarının kurşunlarını keserek seyrekleştirdiklerini. Ya da sıklaştırarak kurşunları ağırlığı arttırırlar, ağları boyayarak renklerini değiştirirler… Velhasıl ağların şeklini ve denize atıldığında duracağı derinliği değiştirirler. Ve bu işlemi her yıl sezon sonrasında yaparlar.
Neden mi?
Çünkü hafızasına güvenmediğimiz balıklar sürü halinde gezerler ve bir tuzağa düştükleri derinlikten geçmezler bir sonraki yıl. Aynı rengi gördüklerinde rota değiştirirler.
Evet geçmişten dersler çıkarmayan aynı hataları tekrar tekrar yapan insanlara söylenir balık hafızalı diye.
Geçtiğimiz günlerde önemli bir seçim atlattık. Seçim bitti ama kaos devam ediyor…
Tanımadığımız adayları vekil tayin ettik yine…
Özlük haklarını kazanmak için mücadele veren işçiler,
Enflasyona yenilen maaşlarıyla isyanları oynayan emekliler,
Sınav kopyacıları yüzünden emekleri zayii olan öğrenciler,
Yıllarca atama beklerken ithal öğretmen sürpriziyle karşılaşan öğretmenler,
Yarınını göremeyen küçük esnaf,
Tarlasını dilediği ekip biçemeyen, derdini anlatmaya çalıştığında “Ananıda al git” tepkisiyle karşılaşan çiftçi,
Ve teröre kurban verdiği şehit oğluna “kelle” denilen anne….
Hepiniz aynı sularda yüzmeyi tercih ettiniz.
Kabul etmesek de saygı duymak zorundayız. Demokrasi(!)nin gereği…
Tarih tekerrürden ibarettir demiş büyüklerimiz…
Ve bu sözün gerçekliğini defalarca yaşamışız…
“Balık hafızalı” diyerek küçümsediğimiz balıklar bile aynı hatayı tekrarlamayıp kendine yeni bir rota çiziyorsa bundan sonra aynı durum için” %50 hafızalı” mı desek?